
Fotoğraftaki kişiler sağdan sola: Antonio, ben, Merve, adını hatırlayamadığım Amerikalı çift, Virginia, Ted, Frank ve Beth. Biz tarihi bir mallık yaparak Grand Canyon'a kamera olarak yalnızca benim karadutu götürdük (karadut = BlackBerry Storm 2). Fotoğrafta fena değildi gerçi ama video performansı bizi meletti. 20 saniyeden uzun video çekince kaydedememesi, çektiğimizi videoları izlemeye çalışınca kilitlenmesi gibi sebeplerden ötürü buradan bizim köye yol olacak kadar çok küfür ettik kendisine. Aşağıda göreceğiniz gibi 20 saniyeden uzun çekimimiz yok.
Grand Canyon tek kelimeyle muhteşem. Merve ile bütün gün oha falan olup geri geldik. Elimizden geldiğince fotoğraf ve video çekmeye calıştık, ama kanyonun 'grand'lığını anlamanın tek yolu kenarında durup bakmak. Çok fazla çekimimiz var, hepsini yükleyip blogu şişirmek istemiyorum. İçlerinde en güzel bulduklarımı aşağıya kopyalıyorum.
Yolculuğumuza güney kenarındaki Yavapai noktasından başladık (eğer hafızam beni yanıltmıyorsa). Orada kanyon kenarından yürüye yürüye Grand Canyon tren istasyonunun yakınında bir yerdeki noktaya kadar yürüdük. Daha sonra Grand Canyon'a ilk otelin yapıldığı Grandview Point'e gittik. Oradan da (yanlış anlamadıysam doğu kenarında kalan) Desertview Point'e gittik. Burada Navajo kızılderililerinin yapımına başladığı, sonra Mary Jane Coltrane (galiba isim buydu?) tarafından tamamlanan bir gözlem kulesi de var. Grand Canyon çekimlerini bu üç yerden yaptık. Hangi fotoğrafı ve videoyu nerede çektik kesin olarak hatırlamıyorum, hatırladığım kadarıyla tasnif etmeye çalışacağım.
İlk posta - Yavapai noktasından tren istasyonuna kadar:

Ortanın biraz solunda aşağıda görünen ağaçlık alan 'Kızılderili Bahçesi' olarak adlandırılıyor.

Bu fotoğrafı kanyonun büyüklüğüne fikir olması için koydum. Fotoğrafın tam ortasının biraz sol yukarısında küçün yeşil bir oval var. Kayalık yamaçların ortasında küçük bir su birikintisi gibi duruyor. Teleskopla baktığımızda gördük ki o su birikintisinin içinde beş altı tane tekne, üzerinde de hiç de kısa olmayan bir köprü var. Anam anam deyip yolumuza devam ettik.























İlk etaptan bu kadar. Grandview'a giderken objektifimize Grand Canyon'un meşhur olduğu söylenen katırları takıldı. Rivayet olundu ki böyle büyük katır hiçbir yerde görülmezmiş. Aklıma Aziz Nesin'in 'Sizin Memlekette Hiç Eşek Yok Mu?' hikayesi geliverdi birdenbire. Hadi bakalım deyip yolumuza devam ettik.


İkinci posta Grandview noktasından. Buraya Pete Barry (soyadından emin değilim ama ilk isminden eminim) diye bir Grand Canyon'ın ilk otelini yapmış. Önceleri madenciymiş yörede ama o işin beti bereketi olmayınca bir otel yaparak Grand Canyon turizmi dediğimiz olayı başlatmış. Oteli de manzarası epey iyi bir yere konuşlandırmış. Maalesef otel yandığı için kendisini göremedik:












Üçüncü ve son olarak Desertview Point'ten çekimlerimiz. Burası kanyonun doğu kenarı olduğu için kanyonun içinden akan Colorado nehri net bir şekilde görülüyor:





Çıplak gözle görülmüyor ama, sağdaki kanyon duvarında birtakım küçük delikler var. Bu deliklerde Hopi kızılderilileri mısırlarını saklıyormuş. Delikler bildiğiniz düz duvarda, orayı nasıl oyup nasıl eriştiler hiçbir fikrim yok. Ama düz duvar olduğu için vahşi hayvanlar erişemiyormuş, ayrıca yıl boyunca belli bir sıcaklıkta kalıyormuş bu delikteki yiyecekler.



Bu aşağıdaki tepesi tepsi gibi dümdüz tepe ilgimi çekti. Galiba aşağıdan volkanik bir darbe ile platonun bir kısmı olduğu gibi dümdüz yükselmiş:





Bunlar da Desertview Point'teki gözlem kulesinin içinden fotoğraflar:




Buradan ayrılınca Navajo kızılderililerinin özerk bölgesine gittik. Giderken karayoluna paralel olarak "Little Colorado River Gorge" isimli, Colorado nehrinin platoda yardığı dar ve derin kanyon uzanıyordu. Aracın içinden çektiğimiz birkaç fotoğrafı şu şekilde:




Navajolar kendi yerleşim bölgelerinde iki türlü yerde kalıyorlar: Kimisi ufak tefek prefabrik evlerde kalıyor (bu evlerin önünde trucklar ve çatılarında güneş paneli görmek mümkün). Kimisi de geleneksel altıgen (ya da sekizgen) şeklindeki evlerinde kalıyorlar. Bu evlerden bir tanesini objektifte yakalama şansımız oldu:

Navajo yerleşim bölgesinde hediyelik eşya dükkanında geçen yarım saatlik bir seans sonrası otellerimize geri döndük.
Son olarak söyleyeceğimiz, birlikte yolculuk ettiğimiz tur arkadaşlarımız çok tatlıydılar. Hele ki Virginia bize bir bayıldı bir bayıldı. Sanki halasının kızı/oğluymuşcasına sarıldı bize, çok tatlı olduğumuzu söyledi ve bize bir ömür boyu mutluluk diledi.
Grand Canyon gezisinden bu kadar. Resimlerin hepsini yükledim ama daha yüklenecek videolar var. Anlayamadığım bir sebepten ötürü blogger video yüklemeye çalışırken kitleniyor. Onları da topluca bir sonraki posta yükleyeceğim.